KIRMIZI GÜL VE KARÇIÇEGI

KIRMIZI GÜL ve KARÇIÇEGI

Kafasini duvara dayadi içlendi bir an. Gözlerinden iki damla yas süzüldü. Seviyordu, lakin karsilik alamiyordu. Hâlbuki onu etkilemek için yapmadigi sey kalmamisti. Onun eve giderken geçmek zorunda oldugu dar sokakta eski bir elektrik diregi vardi. Ona yaslanir, ceketinin yakasini ensesine kaldirip yüzünü soguktan korumaya çalisarak o hirçin kis günlerinde kar firtinasina ve eksi yirmi derece soguga ragmen, sadece görebilmek için belki de sevdigi kizin kendisine bakip kisa bir anlik tebessümü, belki bir merhabasi, belki bir nasilsin-i için saatlerce beklerdi oracikta. Ve bunu hemen hemen her gün yapardi.

Hafta sonu Çöplükten topladigi eski ayakkabilari ayakkabi tamircisine onartip fakir mahallesinde satarak harçligini çikarirdi. Ve bütün harçligini hiç aksatmadan her gün sevdigi kiza kirmizi bir gül almak için kullanirdi.

Kirmizi gül…
Her gün bir kirmizi gül ve yaninda, kareli fizik defterinin ortasindan kopardigi kâgida yazdigi “Seni seviyorum karçiçegim. Ve bu zavalli gönlümün arzusuna evet diyecegin günü son nefesime kadar bekleyecegim ”

Kiz bir kere cevap vermisti ona… “Sen beni sevmeye utanmiyorsun degil mi… Nasil yakistirdin kendini bana? Nasil? Ben Özgürü seviyorum, o da beni seviyor. Bekleyecegim diyorsan, daha çok beklersin. Benden söylemesi. Degil senin istedigin seye karsilik vermek, Senin yüzünü görmemek için okulun bitmesini dört gözle bekliyorum. Çünkü sikiliyorum artik senin bu tavirlarindan. Adimi seninle aniyorlar ve ben bundan rahatsiz oluyorum.”

Kizin böyle bir sey söylemesine ragmen yine de her gün ona bir kirmizi gül aldi ve ayni notu yazdi hep. Hatta 2 yil kadar da kizin ailesiyle oturdugu giris kat evin mutfak penceresinin önüne koydu, yanina ilistirdigi hiç degismeyen “Seni seviyorum karçiçegim. Ve bu zavalli gönlümün arzusuna evet diyecegin günü son nefesime kadar bekleyecegim ” yazili not ile Kirmizi gülleri.

Epey zaman geçti aradan okul biteli. Sonra aniden bir sey oldu ve Kiz evlendi seviyorum dedigi Özgür adli gençle. Ve Büyük sevdalara mekân olan, Ayazi sert, delikanlisi mert olan küçük sehir Gerede’den, tasi topragi altin olan sehre tasindilar. Istanbul’a.

Mustafa yine de her gün hiç aksatmadan aldi kirmizi gülleri. Belki gönderemedi ama o hiçbir kelimesini degistirmedigi notu da ilistirdi aldigi her gülün yanina. Ve O gülleri özenle süsledigi odasinda tek tek her günün tarihini atarak biriktirmeye devam etti.

Hukuk fakültesini kazanmisti Mustafa… Okulu bitirdi ve kisa sürede avukatlik meslegine basladi. Bir süre Gerede’deki avukat agabeylerinin yaninda çalisti daha sonra o da is geregi Istanbul’a yerlesti. Ama biriktirdigi ve hala her gün hiç aksatmadan almaya devam ettigi kirmizi gülleri de yaninda götürdü. Uygun bir is merkezinde uygun fiyatla bir ofis açti. Burada avukatlik isini yapmaya devam etti.

Bir gün Baro’dan düskün durumda olan bir kadini savunmasi için görevlendirildi. Ilginç ve korkunç durumda olan bir kadini savunmasi gerekiyordu. Kadinin kocasi Madde bagimsisiydi ve içine düstügü uyusturucu batakligi unun bütün kimligini varligini elinden almisti. Adam kullandigi maddenin parasini karsilayamaz duruma düsmüs ve insanlik disi bir yola basvurmustu. Kendi karisini ve 14 yasindaki kizini para karsiligi baska erkeklerle iliskiye zorluyor ve bunu yapiyordu.

Kadin dayanamamis ve en sonunda kendini ve daha 14 yasinda olan kizini kurtarmak için karakola basvurmus oradan da bosanma islemleri için Baro tarafindan görevlendirilen Avukat Mustafa’nin kapisini çalmisti.

Sekreter kadina ismini sordu…..
- Vuslat dedi kadin… Vuslat DE… Adliyeden gönderdiler. Avukat Mustafa beyle görüsecegim.
- Tamam dedi sekreter. Biraz bekleyin ben Avukat beye haber vereyim.
………….
- Vuslat hanim geldi Avukat bey..
- Gelsin içeri
Kadin içeri girdi. Avukat elindeki çay bardagini yere düsürdü. Kadin bir anlam veremiyordu.
- Bir kusur mu ettim bayim? Dedi
- Yoo… Yo… Diyebildi avukat. Buyurun…
Kadin durumunu anlatti Mustafa’ya. Gerçi haberi vardi Mustafa’nin ama kadinin kendisinden dinlemesi gerekiyordu gerekli savunmayi yapabilmesi için.
- Peki dedi avukat. Durumunuza üzüldüm gerçekten. Ama sizi bu dertten kurtaracagim insallah. Bir hafta sonra siz tekrar gelin dedi ve kadini gönderdi.
Mahkeme verilen dilekçeyi hizli bir sekilde onayladi ve ayni hafta Cuma günü durusma vardi. Durusmaya katildilar. Avukat kadinin bosanma istegindeki hakliligini becerisinin son hallerini kullanarak savundu. Hâkim tek celse de bosanma kararini verdi.

Avukat kadinin ve kizinin durumunu bildigi için yardim etmek istedi. Onlara bir gecekondu mahallesinden kiralik ev buldu.
— Merak etmeyin dedi. Bir yillik ki kira giderinizi ben ödedim. Mutfak masraflariniz içinde mahalledeki o markete haber verdim oradan alirsiniz neye ihtiyaciniz olursa dedi. Ve ekledi.
— Yalniz Vuslat Hanim sizinle bir ara görüsebilir miyiz?
— Bu yaptiginiz iyiligi nasil öderim dedi Vuslat kadin. Elbette dedi.. Elbette ne zaman dilerseniz o zaman görüsürüz.
— O halde Pazar günü görüselim. Ben sizi almaya gelirim
— Nasil isterseniz dedi Vuslat ve ayrildilar. Geçirdikleri o kadar kötü zamanlarin ardindan ilk defa Vuslat kadinin ve kizinin yüzü gülüyordu.
Vuslat kizina:
— Kizim dedi. Sen okuluna burada devam edeceksin. Ben de iyi kötü bir is bulurum.

Pazar günü geldi ve Avukat Mustafa Vuslat hanimi aldi. Istersen kizin da gelebilir dedi. Vuslat, Kizin artik pazartesi günü okula gidecegini, onun için hazirlik yapacagini söyledi.

Mustafa vuslati bir mahalleye götürdü. Bir apartman… Giris kata girdiler…
— Burasi benim evim dedi Mustafa. Size bir sey göstermek için görüsmek istedim sizinle dedi ve odanin kapisini açti. Oda kapinin önüne kadar solmus hatta birçogunun yapraklari bile kalmamis kirmizi güllerin dikenli gövdeleriyle doluydu. Her bir dikenli kirmizi gül gövdesinin üzerinde tarih atilmis not… Donakaldi Vulat.
— Sen... Diyebildi sadece
— Evet dedi Mustafa… Ben..
Vuslat, kafasini önüne egdi, iki damla yas süzüldü gözünden. Tipki Mustafa’nin kafasini soguk duvara dayayip çocuk yüregiyle içlendigi gün süzülen iki damla yas gibi.

Mustafa Vuslata yaklasti. Vuslatin iki yanagini avuç içleriyle kavradi ve yavasça basini kaldirdi. Sag eliyle Vuslatin gözünden akan yaslari silmeye çalisirken
— Aglama karçiçegim. Bu zavalli gönlümün arzusuna evet diyecegin güne kadar seni bekleyecegim demistim sana. Sakin.. Sakin bunu senin için yaptiklarimin bir bedeli olarak görme. Benimle evlenir misin?
Vuslat agliyordu… Mustafa gözlerinden akan yaslari siliyordu.
— Aglama karçiçegim, aglama… Dayanamiyorum diyordu.

__________________________________________________________________________

ABDULLAH KABATAS / BOLU
Arastirmaci – Gazeteci/Sair
RADYO PROGRAMCISI

asktercumani / ABDULLAH KABATAS, Bolu / 10 Eylül 2008, Çarşamba


KIRMIZI GÜL ve KARÇIÇEGI Kafasini duvara dayadi içlendi bir an. Gözlerinden iki damla yas süzüldü. Seviyordu, lakin karsilik alamiyordu. Hâlbuki onu etkileme

Eser Yorumları

  1. avatar
    ExtraBilgi.Org

    KIRMIZI GÜL VE KARÇIÇEGI başlıklı bu esere ilk yorumu siz yazmak isterseniz lütfen aşağıdaki yorum alanına; adınızı, soyadınızı, verdiğiniz puanı ve eser hakkında düşündüklerinizi yazarak yorumu kaydet butonuna tıklayın. Yazdığınız yorum, editörlerimiz tarafından kontrol edilip onaylandıktan sonra eser altında yayına verilecektir...

Sizde Yorum Ekleyin

    Aynı Kategorideki Diğer Eserler

  1. DÜŞÜNÜRKEN

    Düşünürken penceremde Aklımdan geçti yıllar aylar günler , ve tarifi mümkün olamayan "O ANLAR" neydi be neydi bir zamanlar. Güneşin doğuşu benim doğuşumdu , sabahın ışıkları benim ışığımdı, kuşların coşkusu benim coşkumdu, çünkü güne başlamak vard...

    Devamını Oku


    HAYALLERIM VE BEN

    Hayallerim ve ben Genç adam emin adımlarla pasajın daracık kapısından içeri girdi hızla birkaç metrelik mesafeyi kat ederek aradığı kapının önünde durdu. Çok sevinçliydi, Nihayet aylar önce hocasıyla yapmış olduğu konuşmanın semeresini ...

    Devamını Oku


    KÜTÜPHANEDE AŞK BIR ÖYKÜ MÜ?

    Tam kütüphaneden çıkacakken Esmanın geldiğini görmüştü. Yan yana geçtikten sonra Ahmet aniden geriye döndü. Takip edecekti ve sonra konuşacaktı. Belki Esma tek başına oturacaktı, Ahmet de hemen yanına gidecekti. Tüm bunlar çok doğalmış gibi davranaca...

    Devamını Oku


    OPHELIAN VE PERI KIZININ ASKI

    Sene geçmis zaman hani yildizlarin var oldugu zamanlar.Yildizlar dünyaya konuk olmaya basladiginda hayat bir baska güzel olmayi ögrenmisti. Geceler o karanlik çehresini hayatina giren piril piril parlayan bu konuklar sayesinde hareketlendirmisti. ...

    Devamını Oku