MEVLÂNA CELÂLEDDIN-I RÛMÎ: ASKIN DANSI

MEVLÂNA CELÂLEDDIN-I RÛMÎ: ASKIN DANSI

M.NIHAT MALKOÇ

Mevlana 13. yüzyildan asrimiza seslenen bir bilge sairdir. O, bir söz sihirbazidir. Onun alti ciltlik Mesnevi’si adeta bir deryadir. Bu deryadan herkese bir katre düser muhakkak. Fakat kovanizin büyüklügü ne kadarsa o kadar su alabilirsiniz bu uçsuz bucaksiz deryadan. Hayatini “Hamdim, pistim, yandim” diye özetleyen bu Allah dostu, evrensel degerlerimiz arasindaki yerini çoktan almistir. Dünya, sevgi ve hosgörünün abidesini gönüllere diken Mevlana’yi bagrina basmistir. UNESCO 2007 yilini “Mevlana Yili” ilan ederek bu büyük hakikat erenini dünya gündemine oturtmustur. Bu sene içerisinde Mevlana degisik açilardan ele alinmis, zamani asan evrensel mesaji genis kitlelere bir kez daha duyurulmustur.

Türkiye’nin degisik sehirlerinde Mevlana’yi anma toplantilari düzenlenerek 2007 Mevlana Yili layikiyla idrak edilmistir. Mevlana’yla ilgili kitaplar basilmis, filmler ve belgeseller yapilmistir. Bunlardan birisi de “Askin Dansi” adini tasiyan belgeseldir. Bu belgesel, Mevlana’yi kusatan bir yapim olarak tanitildi hep… Kürsat Kizbaz’in yazip yönettigi “Mevlana Celaleddin-i Rumî: Askin Dansi” adli yapimda Sinan Tuzcu, Burak Sergen, Özcan Deniz ve Müsfik Kenter basrollerde yer aliyordu. Müziklerini Sezen Aksu ile Ömer Faruk Tekbilek’in hazirladigi yapim, Türkiye’nin en seçkin sinemalarinda gösterildi.

Mevlana’yi anlatan Askin Dansi’nda ask, ney ve sema üçlemesi yer aliyor. Alti farkli ülkede çekilen film, ilk defa UNESCO ve BM’den destek alinarak özel izinlerle çekimler yapilarak tamamlandi. Filmin yapim asamasinda farkli cografyalardan 50’yi askin çok önemli tarihçi ve arastirmaci ile görüsülerek 13. yüzyilin dokusu ve havasi yansitilmaya çalisildi. Mevlana’nin hayatini konu edinen “Askin Dansi” belgeseli çok iddiali bir yapim olarak tanitildi. Reklâmlardan etkilenip belgeseli seyretmeye gittim. Fakat bahsedildigi gibi kaliteli bir yapimla karsilasamadim. Belgeselde anlatilanlar ilkokul düzeyinde bir çocugun bilmesi gerekenlerden öteye gitmiyordu. Söylemek istedigim su ki bu belgeselde bilinenlerin ötesinde yeni bilgiler ve belgeler yok, konu islenirken ne yazik ki belli bir derinlik de yakalanamamis. Böyle vasat bir belgesel hazirlamak için onlarca tarihçiyle konusmaya, ülkeler dolasip çekimler yapmaya, dünyaca ünlü markalarin sponsorlugunda yüklü miktarlarda paralar harcamaya gerek yok. Bu ise hevesli bir gönüllü bile bunun gibi bir belgesel çekebilirdi.

Askin Dansi’nda Yilmaz Erdogan’in siir okuyusunu begendim. Çok etkileyiciydi bu kisim… Yani siirin hakkini vermis Erdogan… Bu belgeselde Mevlana’yi canlandiran Sinan Tuzcu’yu çok vasat buldum. Görüntülerde sadece arz-i endam ediyor. Bir kelam çikmiyor agzindan, robot gibi duruyor. Belgesel boyunca hiçbir degisime ugramiyor. Yillar geçse de onun bedeninde bir degisiklik olmuyor, yaslanmiyor. Mevlana’yla Sems-i Tebrizî’nin aski iyice abartiliyor. Neredeyse Mevlana’nin Hakk’a degil de Sems’e âsik oldugu vurgulaniyor. Bu belgeselde Mevlana’nin Allah askina dair bir sahne göremedik, konusma duyamadik. Bu, Mevlana hakkinda yakisiksiz yorumlarin yapilmasina da zemin hazirlayacak bir durumdur.

Askin Dansi’nda belgeselin akisi uzun konusmalarla kesiliyor. Mevlana konusunda görüsüne basvurulan kisiler sig bilgiler veriyor. Bu kisiler bu alanda uzmanlasmis kisiler de degil bence. Kime sorsan Mevlana hakkinda onlar kadar söz söyleyebilir. Belgeselde teknolojinin nimetlerinden hakkiyla yararlanilabilmis degil. Klasik görüntülerden öteye gidilemiyor. Oysa bilgisayar marifetiyle çok daha orijinal görüntüler olusturulabilirdi. Filmde rol alanlar Mevlana’nin ve çevresindeki insanlarin ruhunu tam anlamiyla yansitabilmis degiller. Çünkü oyuncular Mevlana’yi hakkiyla tanimiyorlar. Yevmiyeci gibi islerini yapmaya, paralarini almaya bakiyorlar. Mevlana’yi anlatmak için onun çizgisini bilmek ve hislerini yasamak gerekir. Ne yazik ki rol yapmakla bu duygular hakkiyla yansitilamiyor.

Büyük paralarla ve iddialarla hazirlanan “Askin Dansi” beklenen etkiyi birakamadi gönüllerde. Anlasilan o ki dag fare dogurdu. Mevlana’nin hayatini böyle vasat bir yapimla yansitmak hiç mümkün degildir. Bizler Mevlana’ya layik daha kaliteli bir yapim bekliyorduk.

mnihatmalkoc / M.Nihat MALKOÇ, Trabzon / 16 Mayıs 2008, Cuma


MEVLÂNA CELÂLEDDIN-I RÛMÎ: ASKIN DANSI M.NIHAT MALKOÇ Mevlana 13. yüzyildan asrimiza seslenen bir bilge sairdir. O, bir söz sihirbazidir. Onun alti ciltli

Eser Yorumları

  1. avatar
    ExtraBilgi.Org

    MEVLÂNA CELÂLEDDIN-I RÛMÎ: ASKIN DANSI başlıklı bu esere ilk yorumu siz yazmak isterseniz lütfen aşağıdaki yorum alanına; adınızı, soyadınızı, verdiğiniz puanı ve eser hakkında düşündüklerinizi yazarak yorumu kaydet butonuna tıklayın. Yazdığınız yorum, editörlerimiz tarafından kontrol edilip onaylandıktan sonra eser altında yayına verilecektir...

Sizde Yorum Ekleyin

    Aynı Kategorideki Diğer Eserler

  1. SAIRLER BULUSMASI VE SANATIN SORUNLARI

    Günümüzde degisim ve dönüsümün, akil almaz bir hiz kazanmasi sonucu, herkeste ve her alanda, sürekli bir ayakta kalabilme savasi ve yeni durumlara uyum saglama çabasi gözlenmekte, uyum süreçlerine özgü sorunlar yasanmaktadir. Bu baglamda siirin de, ...

    Devamını Oku


    FARKLI BIR SERGI ÖRNEGI

    FARKLI BIR SERGI ÖRNEGI Antalya’da, Tahir Güngör’ün 12- 18 Mayis tarihleri arasinda, Ansan Sergi Salonunda açmis oldugu serginin, klasiklesmis sergi kavramlarini alt-üst eden özelliklerini fark etmemek olanaksizdi. Gördüm ki bu sergi, sanatsal ve...

    Devamını Oku


    DELI DUMRUL’DA DEDE KORKUT HAFIFLIGI

    DELI DUMRUL’DA DEDE KORKUT HAFIFLIGI M.NIHAT MALKOÇ Türk edebiyatinin saheserlerinin basinda gelir Dede Korkut Hikâyeleri… 12 hikâyeden olusan bu eser, eski Türklerin yasantisina isik tutmaktadir. Bu eseri millî bir destan olarak da nitelendire...

    Devamını Oku


    SERGIYE DAVET

    Sergiye davet Fotograf Sanatçisi Yusuf ÖZUGURLU ile Ressam Osman AYTEKIN tarafindan hazirlanan “KAPADOKYA’DA KIS” ve “KAPADOKYA IZLENIMLERI” Konulu Fotograf ve Resim Sergisine katilimlariniz bi...

    Devamını Oku