OPHELIAN VE PERI KIZININ ASKI

Sene geçmis zaman hani yildizlarin var oldugu zamanlar.Yildizlar dünyaya konuk olmaya basladiginda hayat bir baska güzel olmayi ögrenmisti.

Geceler o karanlik çehresini hayatina giren piril piril parlayan bu konuklar sayesinde hareketlendirmisti.

Her bir yildizi tasiyan bir peri var idi.Güzelliklerini ayin isigindan almaya özen gösteren güzel kadinlar.

Kadinlar degil midir bakilmaya deger olan varliklar.Bakimli kadina bakmayan erkek ya kördür yada aptaldir derler.

Iste o zamanlarda yildizlara sevdali insanlar yok imis.Yildizlar bu güzelliklerini paylasmak için yillarca beklemisler.

Insanoglu dünyaya hükmetmeye basladiginda gayri ihtiyari gözlerini yildizlara çevirmis ve yildizlarin güzelliginin farkina varmislar.Yildiz haritalari çikartmis onlara göre hareket eder olmuslar.

Yildizlar bu güzelliklerinin cazibesini kullanip onlari yönetmeye bile el atmis fallara konuk olup hayatin düzenine sekte vurmaya baslamislardi.

Lakin yildizlarin arkalarina saklanmis o perilerin içinde iyi niyetli zarif olanlari da varmis.Bunlar kendilerini iyilige ve güzel olana adamislar.Nice yardima muhtaç gönüllere gönüldas olmus, nice yolunu kaybetmis güzel yüreklere rehber olmuslar..

Tarihin bu degisik atmosfer olaylari içinde simdiki insanlarin unutmaya basladigi ama yeniden hatirlamaya baslayacagi masal kahramani Ophelian ve Peri kizi’nin aski olusmaya baslamisti.

Kizgin günes tüm yakiciligi ile çölün kizgin kumlarini atese çeviriyordu.Alabildigine genis çölde issizlik ve sessizlik hüküm sürüyordu.Sularin serap olup gürül gürül aktigi tepelerden bir ayak izi kumlari asagiya dogru yuvarlamaya baslamisti.

Uzun boylu,kumral tenli,ela gözlü bitkin bir delikanli, bilinmeze yolculuk eden cesur genç Ophelian idi bu.Dudaklari kurumus ve çatlamisti.Belli ki çölde kaybolmus çaresizce bir oraya bir buraya gidiyordu.Elindeki deri tulumu bir seyler içecekmis gibi agzina götürdü.Dudaklarini nemlendirecek bir damla su geldi;islatamadi,akamadi.Ellerinin arasindan kaydi düstü kum denizine deri tulum.

Kafasini kaldirdi günes hala gitmemeye inat yukarilardaydi.Önüne bakti çaresizlik, ardina bakti geçmis günleri düsündü yine çaresizlik.

Ardindaki ülkesini düsündü.Ülkeleri cennet yapanin insanlar oldugunu anlamisti artik.

Ne güzel düslere dogru uyanmisti o ülkenin topraklarinda.Büyüyene kadar ne çok sevmisti ülkesini ve insanlarini.Insan hep kendisi gibi zannedermis tüm insanlari,sen iyi isen onlarda iyidir sen kötü isen baskalari da kötüdür.

Kötülere iyi oldugunu ispatlamanin güçlügünü yasamis ve pes etmisti.

Yasam bir yol degilmiydi ki adimini attigin yerde yasayacagin.Çekmek mi yoksa kaçmak miydi bilememis sonra kaçmak degil bulmak diye koymustu adini kendini ülke disina atarken.

Yasanacak kizgin günes ise,olmasi gerekene çare yoktur.Lakin yürüyebildigi yere kadar yürümeli idi beden son nefese kadar.

Günese bakti Ophelian ve haykirdi…

-Seni seviyorum günes beni eritsen de;çünkü sen bana sevgini alabildigince veriyorsun ama ben belki bu kadar sevgiye layik degilim ki sikayetteyim…Lütfen beni alistirarak sev ki bende seni bir o kadar seveyim.Beni ziyan edersen seni benim gibi seven bu issiz çölde kimse kalmayacak

Dizleri üstüne çöktü ve yüzünü kapatti;artik bir adim daha atamayacagini anladi.Yine de içindeki o his sanki son burada degil diyordu.Bu his güç verdi ona,zorlanarak ayaga kalkti.Pes etmemeliyim son beni böyle yakalamamali,gerçek sonumu bulabilmeliyim.

Yürümeye basladi ta ki ayagi takilip yuvarlanana kadar.Yuvarlandi,yuvarlandi basini bir seye çarpip bir çukurun içine düstü.

Aradan ne kadar zaman geçmisti hatirlayamadi.Gözlerini açtiginda gökyüzündeki piril piril yildizlarla karsilasti Ophelian.

Bu ani sanki daha önce yasamis gibiydi.Bir an içinde olsa o güne dönüp düsünmeye basladi.

O gün arkadaslari ile rutin eglencelerinden biri olan kim kimi yenerse oyununu oynamislardi.Bulundugu bölgenin çok revaçta bir eglencesi bu müsabakalar idi.Müsabakalarda kiyasiya güresler yapilirdi silahsiz, bu güreslerdeki galibiyetin sonucu itibar kazanmakti.Kazanan kisi belli bir yasa geldiginde o itibari ile istedigi kizi alir istedigi topraga el koyar da kimse sesini çikartamazdi.Güçlünün güçsüze hükmettigi zamanlardi.

Ophelian bu yarismalara her güçlü kötünün karsisinda güçlü bir iyi olabilmeli ki haklar çignenmesin, iffete, namusa zarar gelmesin düsüncesi hakimdi.Altina aldigi güçlü pazulu civar erkeklerinin sayisi az degildi.Her bir galibiyet bulundugu mekanin ortasina kurulan tahta kütüge o kisiye ait ok ile çakiliyordu.

Ophelian’in oku maviydi ve üzerinde sallanan bir deniz kabugu bulunurdu.Ok’un üzerinde Ophelian’in itibari yazili olurdu.

Ok her gittigi yerde saygi görmesini saglayan bir nisan gibiydi.Üzerine okuna uygun hep bir mavi üst giyinirdi.Bileginde ve pazusunda –O- isareti vardi.

Iste o günlerin birinde müsabakalari kazanmis evine dönmüstü.Havanin sicakligi ile kendini disari atmis otlarin üzerine uzanmisti.

Bir zaman geçmis aradan ve Opheliaaan, Opheliaaan diye bir ses isitmis gözlerini açmisti.Aksam olmus atesler sönmüs gün geceye ve yildizlarina kavusmustu.Yildizlari hiç bu kadar güzel gördügünü hatirlamiyordu.

Zarif bir kadin sesi duydu ürperdi ve kulak verdi.

Kafese giren kus uçar mi
Ask/a düsen yanar mi
Sevdayi bulan kanar mi
Nerdesin ask bul beni

Bu sözleri isitince heyecan ile ayaga kalkti.Sesin geldigi yeri çözememisti.Yürümeye basladi ses yine o güzel ses tonu ile sesleniyordu.

Sulari akitan nehir mi
Rüzgara yol veren sevinç mi
Aglamayi ögreten sevgi mi
Sevmek neden bana uzaksin

Sözler yukarilardan bir yerden geliyordu heyecanla bagirdi.

Ey güzel sözlü tatli dilber
Yüzünü bana bir göster
Içime isledi o sözler
Sen hangi ülkedensin

Bir süre sessizlik oldu öyle uzun geldi ki bu sessizlik ophelian’a sabirsizligindan tekrar haykirdi.

Günü bitiren güzel gece
Yildizlardan dökülen bir dizi hece
Gel göreyim seni sakince
Beni çildirtmak midir istegin

Bunlari dedigi sirada omuzlarina parlak bir tas düstü.Yere düsen tasi aldi piril piril parliyordu.O sesi yine duydu.

Gözlere uzak mi olmak gerek
Sevmeye yakin mi olmak gerek
Ask’i nasil anlatmak gerek
Gözyasim sana hediyem olsun

Ophelian basini kaldirip.

Gözyasin kalp cevherim olsun
Bu gece sükür günüm olsun
Seni karsima çikaran geceye selam olsun
Ben gözyasinin tamamini isterim

Yukaridan o güzel ses.

Gözyasim gönlüme bagli
Gönlüm sevdaya bagli
Sevdam geceye bagli
Sen beni unut git buralardan

Ophelian tam cevap verecek olmus mesaleler ile gelen arkadaslari.

-Ophelian deminden beri seni ariyoruz ya birde kiminle konusuyordun öyle.
-Yok arkadaslar bir sey yok öylesine yendigim rakiplerimin ismini sayiyordum.
-Bosver daha nicesi var unutursun.

Ophelian oradan uzaklasirken geriye dönüp yildizlara bakti.onu nasil unuturdu bir daha onunla karsilasip konusabilir miydi ki acaba.

Ophelian düstügü yerden kalkip oturdu.Dudaklarinin kurumus oldugunu unutup inilti seklinde gecenin yildiz bahçesine seslendi.

Dünyama akseden safinur çiçek rayihasi
Ask fallarimin gizli atlasi
Sevenlerin gönül manzarasi
Ey gece getir tilsimim peri kizini

Ses olur yankilanir çöl üzerinde, çalinir bir müzik sedasi ile yildizlarin ask havasinda.Bir yildiz göz kirpar çöl aydinlanir bir anlik bile olsa.

Ophelian ayaga kalkar aydinlanan yere dogru yürümeye baslar.Üzerinde bir bitkinlik hakimdir.O güçlü bedeni yorgun ve susuzlugun verdigi takatsizlik ile mücadele etmektedir.

Küçük bir çan sesi duyulur derinlerden gelen basini bu sefer oraya çevirir.Çölün kumlari üzerine gümüs renkli parlayan küçük bir yildiz kolyesi düser.Kolyeye yaklastikça bir selale sesi duyar; hizli adimlarla kolyeye yaklasir.Kolye içi su dolu bir kadeh gibidir.Yerden onu alir dudaklarina yaklastirir tanimadigi bir koku duyar kadehin yanaklarinda, dudaklarina dokunur simsicak, bir yudum alir buz gibi, iç içe bir labirent cennette vardir belki bunun benzeri.

O anda bir ses duyulur Ophelian’a tanidik gelen.

Sular ask ile birikir
Sevda gönül bahçesinde sezilir
Ugruna nice canlar verilir
Sevdam gözyasi oldu doya doya iç

Ophelian içmeye kiyamayan bir hal içinde..

Sevenin gözyasi içime akti
Sevdasi dudaklarimi yakti
Kokusu ruhumu askina asti
Sen ne essiz peri imissin

Yildizlardan çöle inen hafif bir rüzgar esti Ophelian’in saçlari uçustu.Bir sessizlik oldu uzun süren.

Ophelian kadehten her bir yudum alisinda su kendini tamamliyordu.Ophelian suya kandi da yine artti.

Basini yukari kaldirip Peri kizinin bir sey söylemesi için bekliyordu Ophelian ve nihayet peri kizi’nin o güzel sesi sakin geceyi böldü.

Susuzluguna kandin yoluna koyul
Ardina bakma git aradigin mutlulugu bul
Beni unut kendine gerçek bir yar bul
Ben senin olamam sen bana uzaksin

Ophelian bu sözlere anlam veremedi.

Neden beni buldu senin o gönlün
Içime ask atesini zincirler ile ördün
Sevda bilmeyen yüregimi ikiye böldün
Simdi sebepsiz kaçis niye

Ophelian da bir anlam veremiyordu bu duruma evet kendisinin düsünceleri de saçmaydi bir peri kizi ve insanin aski olamazdi lakin bu bulusmada bir hikmet olsa gerek diye düsünmeden de edemiyordu.Nereden bulmustular birbirlerini sayet kendisini istemiyorsa neden sevda ve ask siirleri ile kalbini costurmustu ve simdi neden kendisini istemiyordu.

Bilemedigi bir sevda içini yakmaya baslamisti; bulmaya gittigi bu yol Peri kizina mi çikacakti.Kafasinda sorular birbirini kovaliyordu basini kaldirip bir soru sormayi düsündü lakin gece kendisini çekiyor günün isiklari sahneye giriyordu.

Cevaplari bulmak için günesin atesine razi olacakti gecenin gelisine kadar, elinde tuttugu gizemli askinin gözyaslari ile avunacakti.

Acaba umut edebilir miydi…

Umut arayani bazen bulur bazen de bulamaz.Opheliani bulup bulamadigi da belli degildir.

Bilinen sudur ki dünya üzerinde bir çöl vardir ve bu çölün gizli bir kösesinde avuçlarinda bu kadehi tutan bir insan seklinde tas vardir.

Rivayet odur ki niceleri yolunu sasirip bunu içmis susuzluk çekmeden çölü asmis daha sonra bu hazineyi ele geçirmek için geri dönmüsler ama bulamamislar.Niyetler safligini yitirdiginde ab-i hayat bu suya da ulasamamislar.

Yildizlarda ki peri kizlari saf ve temiz duygulari ile bugünlerimizi de hala aydinlatmaktadirlar.

Degerli bir okur arkadasimin su mesajina saygi duyarak konuyu baglamis bulunmaktayim ki seslenisini çok hakli buldum.

Hep peri kizlarini yanlis yorumlayan bir zihniyet içine girmisizdir lakin ben bu arkadasimin dedigi gibi onlarin safligini da dile getirmek istemistim.

Nice ülkemizde temiz duygulari ve safligi ile Peri kizlari bulunmaktadir.

Bu yazimi bu saygi duyulacak peri kizlarina armagan ediyorum.

Okur arkadasim sunu dile getirmisti:

(peri kizlarinin asklari vatani bayragi dini dili ve milleti içindir)

Sadakat her an saygi uyandirmistir bende...

Her final içine dersler girmis ise güzeldir degil mi?

Ugur Demiröz

ophelian / Ugur Demiröz, Istanbul / 09 Ekim 2009, Cuma


Sene geçmis zaman hani yildizlarin var oldugu zamanlar.Yildizlar dünyaya konuk olmaya basladiginda hayat bir baska güzel olmayi ögrenmisti. Geceler o karanli

Eser Yorumları

  1. avatar
    ExtraBilgi.Org

    OPHELIAN VE PERI KIZININ ASKI başlıklı bu esere ilk yorumu siz yazmak isterseniz lütfen aşağıdaki yorum alanına; adınızı, soyadınızı, verdiğiniz puanı ve eser hakkında düşündüklerinizi yazarak yorumu kaydet butonuna tıklayın. Yazdığınız yorum, editörlerimiz tarafından kontrol edilip onaylandıktan sonra eser altında yayına verilecektir...

Sizde Yorum Ekleyin

    Aynı Kategorideki Diğer Eserler

  1. DÜŞÜNÜRKEN

    Düşünürken penceremde Aklımdan geçti yıllar aylar günler , ve tarifi mümkün olamayan "O ANLAR" neydi be neydi bir zamanlar. Güneşin doğuşu benim doğuşumdu , sabahın ışıkları benim ışığımdı, kuşların coşkusu benim coşkumdu, çünkü güne başlamak vard...

    Devamını Oku


    HAYALLERIM VE BEN

    Hayallerim ve ben Genç adam emin adımlarla pasajın daracık kapısından içeri girdi hızla birkaç metrelik mesafeyi kat ederek aradığı kapının önünde durdu. Çok sevinçliydi, Nihayet aylar önce hocasıyla yapmış olduğu konuşmanın semeresini ...

    Devamını Oku


    KÜTÜPHANEDE AŞK BIR ÖYKÜ MÜ?

    Tam kütüphaneden çıkacakken Esmanın geldiğini görmüştü. Yan yana geçtikten sonra Ahmet aniden geriye döndü. Takip edecekti ve sonra konuşacaktı. Belki Esma tek başına oturacaktı, Ahmet de hemen yanına gidecekti. Tüm bunlar çok doğalmış gibi davranaca...

    Devamını Oku


    YAKAMOZ

    Gecenin Ay kizi soyunup girmis, sularin çapkin oglu Denizin koynuna. kahkahalari kiyiya vurmus. Gökbaba gürlemis sesleri duyunca öfkelenmis. Bir simsek çakip korkutmus ikisinide. Kiz evine kaçmis. Ertesi gün Gökbaba uyuyunca yildizlar göz kirpmis, ...

    Devamını Oku